Arabuluculuğun Zorunlu Olduğu Davalar Nelerdir?

Türk hukukunda arabuluculuk her uyuşmazlık için zorunlu değildir. Ancak kanunda açıkça belirlenen bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bugün itibarıyla iş uyuşmazlıklarının bir bölümü, konusu bir miktar para olan bazı ticari davalar, tüketici mahkemelerinde görülen belirli uyuşmazlıklar ile kira ilişkisi, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkından doğan bazı uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru zorunludur. Bu nedenle dava açmadan önce uyuşmazlığın hangi hukuki kategoriye girdiğinin doğru belirlenmesi gerekir.

İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na göre, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu kapsam; ücret, fazla mesai, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, prim, sendikal tazminat, ayrımcılık tazminatı gibi işçilik alacak ve tazminat talepleri ile işe iade uyuşmazlıklarını kapsar. Ayrıca 2023 değişikliğiyle bu alacak ve tazminatlara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır.

Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Girmeyen İş Uyuşmazlıkları

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları bakımından arabulucuya başvuru zorunlu değildir. Bu nedenle iş hukukunda her uyuşmazlık için otomatik olarak “önce arabuluculuk” kuralı uygulanmaz; dava türünün doğru tespit edilmesi gerekir.

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk

Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu nedenle her ticari dava değil; özellikle para alacağına veya para tazminatına ilişkin ticari uyuşmazlıklar zorunlu arabuluculuk kapsamında değerlendirilir.

Tüketici Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73/A maddesi uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da kural olarak dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Ancak tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına itirazlar, kanunda özel olarak istisna tutulan bazı davalar ile tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar bu zorunluluğun dışındadır.

Kira, Ortaklığın Giderilmesi ve Komşuluk Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesiyle, bazı uyuşmazlıklar bakımından da ayrıca dava şartı arabuluculuk getirilmiştir. Buna göre, ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklar ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.

Arabulucuya Başvurulmadan Dava Açılırsa Ne Olur?

Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açılması hâlinde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Ayrıca arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi gerekir; bu tutanak eklenmezse mahkeme eksikliğin tamamlanması için kesin süre verir, buna rağmen sunulmazsa dava yine usulden reddedilebilir. Bu nedenle özellikle dava açılmadan önce arabuluculuk zorunluluğu bulunup bulunmadığının ve son tutanak şartının dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

Sonuç

Arabuluculuğun zorunlu olduğu davalar yalnızca iş davalarıyla sınırlı değildir. İş, ticaret, tüketici, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkından doğan birçok uyuşmazlıkta dava açmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekir. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması için, dava açılmadan önce somut uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığının dikkatle değerlendirilmesi önem taşır. Özellikle başvuru öncesi süreç yönetimi bakımından Gebze’de arabuluculuk desteği alınması, doğru yol haritasının baştan kurulmasına katkı sağlayabilir.