Terk nedeniyle bosanma davası

Boşanma süreçleri, evliliklerin yasal olarak sonlandırılması işlemleri olup, aile mahkemelerinde farklı yöntemlerle gerçekleştirilir. Boşanma işlemleri iki ana kategori altında incelenebilir: anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma. Anlaşmalı boşanmada, eşler arasında evliliğin sonlandırılması konusunda mutabakata varılmış ve bu anlaşma bir protokolle belgelendirilmiştir. Bu protokol, çiftlerin boşanma sonrası mali, yasal ve çocukların velayeti gibi konularda anlaştıkları şartları içerir. Öte yandan, bir eşin diğer eşle olan evlilik birliğini kanunda belirtilen özel sebeplere dayanarak sonlandırmak istemesi durumunda açılan tek taraflı boşanma davaları mevcuttur. Örneğin, bir eşin diğerini ortak yaşam alanını haklı bir neden olmaksızın terk etmesi ve altı ay süreyle geri dönmemesi, çekişmeli boşanma için geçerli bir sebep olabilir.

Boşanma Sürecinin Başlatılması

Boşanma süreci, eşlerin ortak kararı ile anlaşmalı olarak veya tek taraflı bir kararla çekişmeli olarak başlatılabilir. Anlaşmalı boşanma durumunda, eşler boşanma protokolünde belirlenen koşullar çerçevesinde mahkemeye başvurur. Tek taraflı boşanma taleplerinde ise, boşanmak isteyen taraf, Türk Medeni Kanunu’nda tanımlanan genel veya özel boşanma nedenlerinden birini ileri sürerek dava açar. Genel nedenler kapsamında, evlilik birliğinin sürdürülemeyecek derecede bozulduğu durumlar değerlendirilirken, özel nedenler daha çok belirli kusurlar veya davranışlar üzerinden tanımlanır. Her iki durumda da, iddia edilen boşanma nedenlerinin mahkeme önünde usulüne uygun şekilde kanıtlanması gerekir. Boşanma nedenleri kanunlarca açıkça belirlendiği için, haklı nedenlere dayalı ve gereken kanıtlar sunulmuş davalarda red kararı çıkması beklenmez.

Bu süreçler, boşanma davalarının adil ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla yasal çerçevede düzenlenmiştir. Eşler arasındaki anlaşmazlıkların adil bir şekilde çözümlenmesini ve özellikle çocuklar gibi savunmasız bireylerin haklarının korunmasını amaçlar. Her iki boşanma türünde de, sürecin sağlıklı ilerlemesi ve tarafların haklarının korunması adına profesyonel hukuki destek almak faydalı olacaktır.

Özel boşanma sebepleri

  1. a) Zina
  2. b) Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış
  3. c) Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme
  4. d) Akıl Sağlığı
  5. e) Terk nedeniyle boşanma davası

Bu sebeplerden haysiyetsiz hayat sürme ve akıl hastalığının evlilikten önce bilinmesi gündeme gelebilir. Evlilikten önce ortaya çıkmış olsa da taraflar için evliliği çekilmez hale getiriyorsa tek taraflı boşanma sebepleri olarak geçerli sayılır.

Terk sebebiyle boşanma

Boşanma süreçleri, eşler arasındaki anlaşmazlıkların mahkeme karşısında çözümlendiği zorlu süreçlerden biridir. Bu süreçler, çekişmeli ve anlaşmalı olarak ikiye ayrılır. Anlaşmalı boşanma, eşlerin ortak bir kararla ve aralarında belirlenen koşullar çerçevesinde boşanma kararı almalarını içerir. Ancak, eşlerden birinin evliliği sonlandırmak istediği ve taraflar arasında bir anlaşma olmadığı durumlarda, çekişmeli boşanma süreci başlar. Bu durumda, boşanma talebi, Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen belirli sebeplere dayanır.

Özel boşanma sebeplerinden biri olan terk, eşlerden birinin, geçerli bir neden olmadan ortak yaşam alanını bırakıp gitmesi ve belirli bir süre geri dönmemesi durumudur. Eğer eş, iş, sağlık veya benzeri geçerli bir mazereti olmaksızın 4 ay süreyle eve dönmezse, diğer eş, hukuki yollara başvurabilir. Bu süre zarfında eve dönülmemesi halinde, terk edilen eş, mahkemeye başvurarak boşanma davası açabilir. Davanın açılabilmesi için öncelikle, terk eden eşe, ya hakim ya da noter aracılığıyla bir ihtarname gönderilir. Bu ihtarnameden sonra, terk eden eşe eve dönmesi için 2 ay daha süre tanınır. Eğer bu süreç içinde de evlilik yuvasına dönülmezse, boşanma için gereken koşullar oluşmuş olur ve dava açılabilir.

  • Eşlerden biri ortak yaşanılan konutu terk etmelidir: Terkle amaç evlilik birliğinin devamı için gerekli olan sorumluluklardan kaçmak olmalıdır. Eşin haklı bir sebebi varsa bu terk olarak kabul edilmez.
  • Gerçek Terk: Konut terk edilmiş olmalıdır. Bu anlamda odaların ayrılması gibi durumlar terk örneği oluşturmaz.
  • Zorla Terk: Bu şartın gerçekleşmesi için eşlerden birinin diğerini eve sokmaması ya da gitmeye zorlaması gerekir. Eşin veya ailesinin, diğer eşe şiddet uygulaması zorlanması durumuna örnek verilebilir.
  • Terk eden eşin haklı bir sebebi bulunmamalıdır: Hastalık, askerlik ve hapis cezası gibi örnekler terk sayılmaz.
  • Eşler arasında ayrılık kararı bulunmamalıdır: Mahkemede eşlerin boşanmadan önce düşünmeleri için talep edildiği durumda ayrılık kararları da verilebilmektedir. Bu karar 1 yıldan 3 yıla kadar verilebilir. Böyle bir durumda da terk şartları oluşmaz.
  • Terk en az 6 ay sürmüş olmalıdır: Terk her bölündüğünde 6 aylık süre yeniden başlar. Bu anlamda kesintisiz 6 aylık süre dikkate alınır. Ancak terk eden eş bunu bildiği için süre dolmadan eve dönüyor ve tekrar tekrar gidiyorsa hakkın kötüye kullanılması durumu oluşur. Böyle bir durumda da hakimin bunu göz önüne alarak terk kararı vermesi yerinde olacaktır.
  • Terk eden eşe ihtar çekilmiş olmalıdır: En az 4 aylık terk sonucunda kalan eş hakim veya noter aracılığıyla terk eden eşe ihtar çektirir. Bu ihtar terk eden eşe 2 aylık bir mühlette eve dönmesi gerektiğini bildirir. 2 aylık sürenin dolması kalan eşe terk sebebiyle boşanma davası açma hakkı verir.
  • Davet edilen konut ortak yaşama elverişli olmalıdır: Evin başka kişilerle paylaşılması, harap halde olması gibi durumlarda davetin yerinde olduğu kabul edilemez. Ayrıca konutun bağımsız olması şartı da kabul edilmiştir. Bu anlamda eşlerden birinin ailesiyle yaşanması durumunda bağımsızlık şartının yerine getirilmediği kabul edilecektir. Yasal hükümler açık olmakla birlikte, terk sebebiyle boşanma için gerekli teknik adımları zamanında ve yerinde atabilmek için İstanbul boşanma avukatı tavsiye edilir.